Skip to main content
Kalıp Store

Türk Çelik Sektörü Krizlere Uyum Sağlama Konusunda Güçlü Bir Tecrübeye Sahip

Dünya ekonomisinde son yıllarda belirgin bir yön değişimi yaşanıyor. Gelişmiş ülkeler, rekabet güçlerinin zayıfladığını gördükçe küreselleşmeden uzaklaşarak daha bölgesel ve korumacı politikalara yöneliyor. Bu durum, ortak sorunlara birlikte çözüm aramayı zorlaştırırken ülkelerin kendi pazarlarını korumak için adeta sıraya girmesine neden oluyor.

Haber MerkeziKalıp Store
2 dk okuma
Türk Çelik Sektörü Krizlere Uyum Sağlama  Konusunda Güçlü Bir Tecrübeye Sahip

Türk çelik sektörü, zor bir coğrafyada faaliyet göstermesine rağmen krizlere uyum sağlama konusunda güçlü bir tecrübeye sahip. 1990’lardan bu yana Demir Perde’nin dağılması, Körfez krizleri, ekonomik krizler ve 2008 küresel finans krizi gibi birçok önemli dönüm noktasından geçildi. Sorunlar hiçbir zaman bitmedi; ancak Türkiye bu süreçlerde önemli bir dayanıklılık kazandı.

ÇEŞME’DEKİ ZİRVEDE NELER KONUŞULDU?

Dünyada yaşanan gelişmelerin küresel çelik sektörüne etkilerini ve sektördeki son durumu değerlendirmek amacıyla SteelRadar, 13-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Çeşme’de düzenlediği Steel Summit 2026 kapsamında dünya çelik sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getirdi.

Küresel ticaret politikaları, yeşil dönüşüm, karbon ekonomisi ve çelik sektörünün geleceğinin ele alındığı zirvede medya partneri olarak yer almaktan memnuniyet duyduk. Zirve, hammadde kaynakları ve tedariki panelleriyle başladı. Hurda, kütük ve DRI/HBI pazarlarındaki fiyat hareketleri, arz güvenliği ve bölgesel rekabet konuları ele alındı.

Karbon Ekonomisi Paneli’nde ise Avrupa Birliği’nin çelik pazarındaki karbon maliyetlerinin rekabet ve fiyatlama üzerindeki etkilerine odaklanıldı. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) kapsamında ortaya çıkan finansal risklerin tartışıldığı oturum, Türk çelik ihracatçılarının yakından takip ettiği başlıklardan biri oldu.

Demir çelik sektörünün referans yayını Demir Çelik Store olarak, başarılı organizasyonları ve sektörümüze sundukları katkılar için SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre’ye ve değerli ekibine teşekkür ederiz.

HURDA TEDARİĞİNDE TÜRKİYE DAHA UZUN VADELİ VE DOĞRUDAN KAYNAKLARA ULAŞMALI

Dünya çelik üretimi gerilerken Türkiye, sınırlı da olsa büyüme imkânı buluyor. Ancak bu büyümenin tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Kapasite kullanım oranlarının düşük kalması ve ithalat baskısı sektör üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Son dönemde artan enerji maliyetleri de kârlılık oranlarını düşürüyor. Kârlılığın ortadan kalktığı bir ortamda sektörün kendini yenilemesi ve rekabet gücünü koruması zorlaşıyor.

SKDM ve Avrupa Birliği kotaları, Türkiye’nin düşük emisyonlu üretim yapısının doğru anlatılması hâlinde önemli bir avantaj sağlayabilir. Türkiye, elektrik ark ocaklı ve hurdaya dayalı üretim yapısıyla birçok rakip ülkeye kıyasla daha düşük karbon yoğunluğuna sahip. Hurda tedariği konusunda ise Türkiye’nin daha uzun vadeli ve doğrudan kaynaklara erişim stratejileri geliştirmesi gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde oluşan hurdaya aracılar üzerinden değil, doğrudan kaynağında erişmek artık çok daha büyük önem taşıyor.

Sevgiyle kalın...