Kalıpçılar çıkışı yatırım, teknik yetkinlik ve katma değerde arıyor

Yarım milyar doları aşan dış ticaret hacmine rağmen kalıp sektörü, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları ve Çin kaynaklı sert rekabet baskısıyla zorlu bir döneme girdi. UKUB Yönetim Kurulu Başkanı Şahan Eçin, Türkiye’nin artık maliyet açısından tercih edilebilir ülkeler liginden çıktığını belirterek: “Finansal zorlukları yönetmeye çalışırken bir yandan da bu ağır rekabet ortamında ayakta kalma mücadelesi veriyoruz” dedi.

Kısaca

  • Türkiye kalıp sektörünün dış ticaret hacmi 2024'te 753 milyon dolar, 2025'in ilk yarısında ise 397 milyon dolar oldu.
  • Sektörde finansmana erişim zorlaşırken, Şahan Eçin 2025'te doluluk oranlarının yüzde 50–60 seviyelerinde kaldığını belirtti.
  • Eçin, 2026'nın azalan yeni proje sayısı ve artan hedef fiyat baskısı nedeniyle 2025'ten daha zor geçeceğini öngördü.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Türkiye’de kalıp sektörü, artan maliyetler ve küresel rekabete rağmen yarım milyar doları aşan dış ticaret hacmiyle sanayideki stratejik konumunu koruyor. Son beş yılda yıllık 600–830 milyon dolar bandında seyreden sektör, 2024’ü 753 milyon dolarlık dış ticaret hacmiyle kapatırken, 2025’in ilk yarısında 397 milyon dolara ulaştı. Ancak ithalatın ihracatın üzerinde seyretmesi, yüksek katma değerli kalıplarda dışa bağımlılığın sürdüğünü ortaya koyuyor. Kalıp işçilik ortalaması Türkiye’de 32 euro/saat iken Portekiz’de 46 Euro/saat, İtalya’da 53 euro/saat. Buna karşın kalıp işçilik ortalaması Çin’de 26 euro/saat. Türkiye’nin işçilik maliyetlerinde Avrupa’ya kıyasla avantajlı konumda olduğu görülse de kur ve yan maliyetler bu avantajı sınırlıyor. Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Yönetim Kurulu Başkanı Şahan Eçin, 2025 yılında doluluk oranlarının yüzde 50–60 seviyelerinde kaldığını söyledi. Kalıp sektöründe Avrupa’nın önde gelen ülkeleri olan Almanya, İtalya ve Portekiz’de de durumun Türkiye’den farklı olmadığını belirten Eçin, Çin’deki gelişmelerin ise ayrıca dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. Çin’de ekim ayında yüzde 60 seviyelerinde olan doluluk oranlarının kasım ve aralık aylarında yüzde 40’lara kadar gerilediğine dikkat çeken Eçin, bu durumun küresel rekabet açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Çin’in özellikle makine sektöründe üretim fazlası sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirten Şahan Eçin, kalıp sektörünün daha butik bir yapıya sahip olmasına rağmen, Çinli firmaların artan temas ve işbirliği taleplerinin bu baskının bir göstergesi olduğunu söyledi.

“Rakibimiz Çin, çok kuvvetli ve son derece agresif”

Sektörün en büyük sorunlarından birinin finansmana erişim olduğuna dikkat çeken Şahan Eçin, özellikle kaliteli ve uygun maliyetli kaynağa ulaşmanın her geçen gün zorlaştığını dile getirdi. Türkiye’nin artık maliyet açısından tercih edilebilir ülkeler liginden çıktığını söyleyen Eçin, “Finansal zorlukları yönetmeye çalışırken bir yandan da bu ağır rekabet ortamında ayakta kalma mücadelesi veriyoruz” dedi.

Korumacılık, anti-damping ve benzeri önlemlerin kalıcı bir çözüm olmadığını vurgulayan Eçin, asıl çıkış yolunun teknolojiye yatırım, katma değerli üretim ve zamanında, kaliteli teslimat olduğunu ifade etti. Bu noktada sektörün tek ve çok güçlü bir rakibi olduğunun altını çizen Eçin, “Rakibimiz Çin. Çok kuvvetli ve son derece agresif. Her alanda” değerlendirmesinde bulundu.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Yeni proje sayısındaki azalma ve artan hedef fiyat baskısının 2026’yı 2025’ten daha zor hale getireceğini öngören Şahan Eçin, bir diğer görünmez rakibin ise yüksek enflasyon olduğunu söyledi. Eçin, “Artık mal değil, enflasyon ihraç etmeye çalışıyoruz. Bu sektörümüz için ciddi bir risk” diye konuştu.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye kalıp sektörünün dış ticaret hacmi 2024-2025'te ne kadar?
2024'te 753 milyon dolardı; 2025'in ilk yarısında 397 milyon dolara ulaştı. Son beş yılda sektör yıllık 600-830 milyon dolar bandında seyretti.
Türkiye'nin işçilik maliyeti rekabet gücünü nasıl etkiliyor?
Türkiye'de ortalama kalıp işçiliği 32 Euro/saat; Çin'de 26 Euro/saat. Kur ve yan maliyetler Avrupa'ya karşı olan işçilik avantajını kısıtlıyor, Çin'e karşı fark ise daralıyor.
2025'te sektörde doluluk oranları ne düzeydeydi?
UKUB Başkanı Eçin'e göre Türkiye'de yüz de 50-60 seviyelerinde kaldı. Çin'de kasım-aralık aylarında yüz de 40'lara kadar geriledi; bu küresel rekabet açısından ciddi risk taşıyor.
Kalıp sektöründe gerçek çıkış yolu ne?
UKUB Başkanı Eçin'e göre korumacılık kalıcı çözüm değil; teknolojiye yatırım, katma değerli üretim ve zamanında kaliteli teslimat sektörün gerçek rekabet silahları.
Enflasyon kalıp sektörünü nasıl tehdit ediyor?
UKUB Başkanı Eçin 'mal değil enflasyon ihracç etmeye çalışıyoruz' dedi; yüksek enflasyon uluslararası fiyat rekabetini zorlaştırarak 2026'yı 2025'ten daha zor kılacak.