İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Gümrük Birliği sanayimiz için bir pranga haline geldi

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin AB üyesi olmaması nedeniyle AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’lardan olumsuz etkilendiğini belirterek Gümrük Birliği’nin yenilenmesi çağrısı yaptı.

Kısaca

  • İSO Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı, küresel görünüm ile 2026’da sanayiyi bekleyen riskler ve fırsatlar gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
  • Bahçıvan, Davos mesajlarının kurallara dayalı uluslararası sistemde köklü bir kırılmaya işaret ettiğini ve jeoekonomik gerilimlerle çatışmaların başlıca küresel riskler arasında bulunduğunu söyledi.
  • Bahçıvan’a göre AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile yaptığı STA’lar, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarında Çin’in yanına yeni rakipler eklenmesi ve özellikle Brezilya ile Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artması anlamına geliyor.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Türkiye’nin en büyük ticaret partneri Avrupa Birliği’nin (AB) üçüncü ülkeler ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları’na (STA) son olarak Hindistan eklendi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye, AB üyesi olmadığı için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkilendiğini ve bundan çok rahatsız olduklarını söyledi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, “Bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum” dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı “Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde bir panel gerçekleştirildi.

Kurallara dayalı sistem değişti

Bahçıvan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Davos Zirvesi’nde verilen mesajların küresel düzende köklü bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek, kurallara dayalı uluslararası sistemin yerini güç odaklı ve kuralsız bir yapının almaya başladığını söyledi. Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna da dikkat çeken Bahçıvan, jeoekonomik gerilimler, silahlı çatışmalar, iklim kaynaklı afetler, toplumsal kutuplaşma ve su krizinin artık küresel risklerin ilk sıralarında yer aldığını vurguladı.

Türkiye - AB ticaret ilişkilerinde

arafta kalan bir tablo var

Erdal Bahçıvan, şöyle devam etti: “Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Gümrük Birliği ile ilgili her bir konu gündeme geldiğinde Türkiye - Avrupa Birliği ticaret ilişkilerinde arafta kalan bir tablo var. STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri. AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var.

AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor.”

Made in Europe da dikkat edilmeli

Bahçıvan, yine son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’un da bu çerçevede değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında” şeklinde konuştu.

Sıkça Sorulan Sorular

İSO Başkanı Bahçıvan Gümrük Birliği'ni neden ‘pranga’ olarak nitelendiriyor?
AB üyesi olmadıkları için AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA'lardan negatif etkileniyorlar ve birden fazla ülkeyle ticaret dengesizlikleri oluşuyor; bunun için Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi gerekiyor.
AB'nin MERCOSUR ve Hindistan STA'ları Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
Türkiye'nin en büyük ihracat pazarında Çin'in yanına Brezilya, Arjantin ve Hindistan gibi yeni büyük rakipler ekleniyor; özellikle bu kökenli ürünlerdeki rekabet baskısı artacak.
Made in Europe girişimi Türkiye için ne anlama geliyor?
Türkiye Gümrük Birliği üyesi ama AB üyesi olmadığı için sektörlerin Made in Europe'tan nasıl etkileneceği henüz belirsiz; bu konu Gümrük Birliği görüşmelerinde ele alınması gereken kritik bir başlık.
Küresel düzende yaşanan dönüşüm Türkiye sanayisini nasıl etkiliyor?
Kurallar dayalı uluslararası sistemin yerini güç odaklı yapının alması, jeoekonomik gerilimler ve iklim kaynaklı riskler küresel risklerin ilk sıralarına girdi; Davos Zirvesi mesajları köklü kırılmaya işaret ediyor.
Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlenmesi Türkiye sanayisinin gündemi neden?
Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve Yeşil Dönüşüm gereklilikleri, AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye sanayisini etkiliyor; bu konularda yeni bir strateji belirlenmesi şart.